Bilene Soruyoruz | Merve Kuzucu

19. Hafta


Merhaba, öncelikle teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. İlk olarak, biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Nerede, ne konularda çalışıyorsunuz?

Merhaba, ben Merve. 26 yaşındayım. Lisans eğitimimi Ege Üni. Makina Mühendisliği bölümünde tamamladım. Yüksek lisansım için Avrupa’ya geldim; Freiburg ve Strasbourg Üniversitelerinin anlaşmalı olduğu Sustainable Materials and Polymer Science programındayım. Şu an master tezimin üzerinde çalışıyorum 3D bioprinting konusunda.

Peki bir makinacı için zor oldu mu bu geçiş? İşin içine bio- kısmı girmeye başladı çünkü, yoksa siz cihaz geliştirme kısmıyla mı ilgileniyorsunuz?

Evet aslında bakıldığında taban tabana zıt konular. Türkiye’de makina mühendisliği okurken uzmanlaşmak çok zor oldu çünkü her alandan bir şey öğreniyoruz. En fazla lisans tezinde bir alana yönelebiliyorsun; ben de öyle yapıp malzeme alanına yöneldim ama yalnızca metal çalışıyordum. Sonra master için malzeme konusunda ilerlemek istedim ve polimerleri seçtim. Başlangıçta çok zordu çünkü kimya temelim hiç yoktu. Daha sonra bir laboratuvar pratik dersimizin eğitmeni Dr. Forget ile tanıştım.

İlk gün bize kendi araştırmalarından bahsetti ve çok ilgimi çekti. Daha sonra birebir konuştuğumuzda 3D printing ve bioprinting çalıştığını söyledi ve projelerinden daha detaylı bahsetti. Benim daha da ilgimi çekti komnu ve daha önce hiç uğraşmadığım bir alan olduğu için çok da merak ettim açıkçası. Bio- kısmı bu şekilde başladı.

Mühendislik eğitimim özellikle tasarım yaparken çok faydalı oluyor. İşin biyoloji kısmını da araştırmalarla öğreniyorum.

Siz böyle benim bir sonraki sorumu da cevaplamış oldunuz biraz, bu sürecin nasıl geliştiğini soracaktım.

Merve Kuzucu

Peki bütün bu süreçte sizce attığınız kritik adımlar nelerdi? Mesela Dr. Forget ile tanışıp konuşmanız bir dönüm noktası olmuş anladığım kadarıyla. Buna benzer başka noktalar da var mı?

Kronolojik sırayla olmayacak ama masterımı Almanya’da yapma fikrinden başlamam lazım. 2014-2015 yılları arasında yine Almanya’da Erasmus yapmıştım. Sonra kendime dedim ki benim buraya tekrar gelmem lazım 🙂 Türkiye’ye dönüp okulumu bitirdim (biraz uzun sürdü, 6.5 sene). Sonrasında programlara başvurdum ve buradan kabul aldım.

6.5 yıl bu işin standartlarından sanırım, ben de dahil bu alanda çalışan çok fazla tanıdığım var lisansüstü çalışmalarına başlamadan önce 6-7 yıl arası lisans okuyan 🙂

Bir de az önce arada kaynamış gibi oldu kaçırmak istemiyorum, Strasbourg ve Freiburg arasında bir süre orada bir süre burada şeklinde mi çalışıyorsunuz?

Bu program 4 dönem; ilk dönem Strasbourg’da, ikinci dönem Freiburg’da. 3 ve 4. dönemler staj ve tezden oluşuyor ve dünyanın neresinde istersek yapabiliyoruz. Ben de Dr. Forget ile çalışmaya karar verince Freiburg^da kaldım (bir de Almanya’yı çok seviyorum).

Peki bu alanda çalışan birisi olarak, sabah kalktınız departmana gittiniz. Bir gününüz, veya haftanız, nasıl geçiyor? Genel bir perspektif çizebilir misiniz?

Burada en sevdiğim şeylerden birisi katı bir mesai düzeninin olmaması.

Ne zaman verimliysem o zaman laboratuvara gidiyorum.

Her pazartesi Dr. Forget ile geçen haftanın değerlendirmesini ve o hafta için planlarımızı konuşuyoruz.

Yılbaşından önce daha çok lab ekipmanlarını tanıma, deneylerim için protokol oluşturma ve araştırmayla geçti. Şimdi ise tezim için veri topluyorum. Haftada 2 gün Almanca kursuna gidiyorum. Haftasonları arkadaşlarımla oluyorum, bazen karaormanlara yürüyüşe gidiyoruz.

İçeriden birisi olarak 3D bioprinting için geleceği nasıl görüyorsunuz? Şu an olduğu gibi doku modelleri üretmek ile sınırlı mı kalacak yoksa sizce kişiselleştirilebilir tıp ile ilgili bir standart haline gelir mi?

Bu alanda araştırma yapmakta çok yeniyim ama kendi fikrimce yakın gelecekte doku modellerinden ileriye gitmek çok zor. Siz de biliyorsunuz çünkü mesela organın şeklini basmak kolay olsa da canlı hücrelerle ve kan damarlarıyla birlikte işlevsel bir organ haline getirmek çok zor. O yüzden bu alandaki çalışmaların çoğunda kıkırdak kullanılıyor şu an için (kan damarları olmadığı için). Ama bilim inanılmaz, her geçen gün yeni bir şey öğrendiğimde daha ne kadar çok bilmediğimi farkediyorum; o yüzden bioprinting ilerleyemez diyemem.

Çok doğru söylediğiniz, özellikle damarlaşmanın kontrollü sağlanması başlı başına büyük bir sorun.

Merve yaptığı işleritwitter hesabından da paylaşıyor

Son olarak, bu alanda çalışmayı hedefleyen kişilere verebileceğiniz tavsiyeler var mı? Kitap önerisi bile olmak üzere her türlü tavsiyeye açık bir gelecek olduğunu düşünüyorum karşımızda.

Bilimin her alanında olduğu gibi okumayı çok sevmek lazım. Sabırlı olmak, labda vakit geçirmeyi seviyor olmak gerekiyor. Sosyal medyayı da yakından takip etmek gerekiyor. Artık bilim insanları bilimlerini sosyal medya hesaplarından da paylaşıyorlar.

Özellikle sosyal medya konusunu belirttiğiniz için çok mutlu oldum.

Tekrar çok teşekkür ederim, çok keyifli bir sohbetti. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum!

Ben çok teşekkür ederim, benim için de çok keyifliydi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: