Bilene Soruyoruz | Dr. Dafydd O. Visscher

20. Hafta


Merhaba Dr. Visscher, öncelikle teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben Dafydd Owen Visscher. Hollanda’da doğdum. Lise eğitimimi tamamladıktan sonra yurtdışında okumak istediğime karar verdim ve Avustralya’ya taşınarak Queensland Üniversitesi’nde (UQ) Biyomedikal Bilimler programına katıldım. Buradaki çalışmalarım sırasında insan anatomisi ve fizyolojisine olan ilgim arttı ve doktor olmaya karar verdim. UQ’da Honors ile birlikte eğitimimi tamamlayınca (Ek bilgi: Avustralya’da lisans eğitminizden sonra Honors adı verilen ve daha ileri düzey çalışmalar yaptığınız ekstra 1 yıl okuma şansınız var) Hollanda’ya geri döndüm ve Utrecht Üniversitesi‘nde 4 yıllık tıp eğitimime başladım. Bu süre boyunca plastik, rekonstrüktif ve el cerrahisine karşı ilgi duymaya başladım. Özellikle bu alanda ekstra uzmanlık eğitimi rotasyonu yaptım ve araştırmalarımı aynı bölümde Amsterdam Üniversite Tıp Merkezleri – Vrije Üniversitesi Amsterdam Yerleşkesi’nde (Amsterdam UMC – Location VUmc) devam ettirmeye karar verdim. Burada doktora (PhD) programına başladım ve yanık hastalarında yüz bölgesinde kıkırdak yenilenmesi için doku mühendisliği ve 3D bioprinting konusuna odaklandım. PhD çalışmalarıma devam ederken cerrahi, ve daha sonrasında plastik cerrahi bölümlerinde klinik çalışmalar yaptım. Son zamanlarda Plastik, Rekonstrüktif ve El Cerrahisi alanında asistan doktorluk programına başladım ve şu an eğitimi devam eden bir plastik cerrahım.

Dr. Visscher

PhD çalışma konunuzu biraz daha detaylandırabilir misiniz? Bu çalışmalarınızın geleceği hakkındaki düşünceleriniz neler? Sizce gelecekte bu uygulamalar standart bir terapi haline gelebilir mi?

Kısaca, yanık hastalarında kraniyofasiyal (kafatasının yüz bölgesi) cerrahi için kıkırdak doku mühendisliği uygulamalarıyla ilgileniyorum. Laboratuvarda kıkırdak hücreleri elde edip çoğalttım ve bunları geliştirdiğim bir hidrojel içerisine gömdüm. Bu kıkırdağın uygunluğunu ve kıkırdak hücrelerinin 3D bioprinter ile basılabilirliğini çalışarak bu hücrelerin gelişmesi/çoğalması için kulak şeklinde bir yapı geliştirdim.

Gelecekte klinik uygulaması olabilecek kıkırdak parçalarının üretilmesini umuyorum; bu parçaların hasar almış burun veya kulakların cerrahi olarak düzeltilmesinde kullanılmasını istiyoruz. Kıkırdağın direkt bioprinting uygulamasının uzunca bir süre için standart bir terapi haline geleceğini düşünmüyorum fakat umuyorum ki cerrahi kullanıma uygun küçük kıkırdak parçaları üretebiliriz.

Dr. Visscher

Peki bu alanı seçmeniz için özel bir sebep var mıydı? Tıp fakültesinde okudunuz ve sonra ne oldu da doku mühendisliği alanında PhD yapmaya karar verdiniz?

Tıp ve biyomedikal bilimlere olan ilgimi aynı anda karşılayan bir alan olduğunu keşfettim: doku mühendisliği. Hücre kültürü ve uygulamaları gibi laboratuvar deneyimim vardı ve bu tıbbi bilgi ve beceriler doku mühendisliği alanında çok faydalı oldu. Tıp eğitimim aynı zamanda tıbbi bilimsel araştırmaları da kapsadığı için daha önce ilgimi çeken ve bilgimin olduğu bu alanda PhD yapmaya karar verdim. Bu alanda doktora yapıyor olmak, rekonstrüktif cerrahi için kıkırdak geliştirme uygulamalarına odaklanabilmem anlamında çok büyük bir fırsat oldu.

Eminim ki geçmişinizde dönüm noktası diyebileceğiniz bazı olaylar vardır. Wake Forest Yenilenebilir Tıp Enstitüsü’nün (WFIRM) bir parçası olup Dr. Atala ile tanışmanız da bunun gibi bir nokta diyebilir miyiz? Bu tecrübe çalışmalarınızı nasıl etkiledi?

Dr. Visscher (solda) ve Dr. Atala (sağda) WFIRM günlerinde

Çok güzel bir soru ve bence herkes hayatında doğru/yanlış kararlar verdiğinde bazı kritik dönüm noktalarına sahip oluyor. Benim hayatımda da verdiğim her kararın bazı sonuçları oldu ve bunlar aynı zamanda hayatımın bu yönde ilerlemesine yol açtı. Örnek vermem gerekirse, tıp eğitimimden önce biyomedikal bilimler ile ilglienmiş olmam (ki Hollanda’da çok yaygın değil böyle bir şey) genel anlamda bilime ve laboratuvarda çalışmaya ilgi duymama yol açtı. Doktora yapmaya karar vermem de bu sebepten kaynaklanıyor sanırım; bu durum da Hollanda’da pek yaygın değil. Doktora çalışmalarım boyunca kendi kararlarımı alma özgürlüğüne sahip olduğum için WFIRM’a gittim bir süre için. Orada yapılan çalışmaları bir süre takip ettim ve bu benim için alana olan bakış açımı genişletmek adına çok önemli bir fırsat oldu. Yeni bir şeyler yaparak rahat olduğunuz/hissettiğiniz durumların dışına çıkmanın hayata çok önemli tecrübeler kattığını düşünüyorum.

Biz burada çoğunlukla temel bilimlerden mezun, işin laboratuvar tarafında çalışan kişileriz. Tahmin ediyorum bir doktor olarak siz ve araştırmacı olarak bizlerin bu konuya bakış açısında bir farklılık vardır. Hikayenin hasta tarafını da görebilen birisi olarak sizin yorumunuz nedir?

Bence hem doktor hem de araştırmacı olmak çok iyi bir kombinasyon çünkü yaptığınız işin uygulamasını da aynı anda görebiliyorsunuz. Kliniğe girmeden önce yaptığım çalışmaların uygulamaları konusunda çok az bir fikrim vardı fakat şimdi, hastalar ile etkileşim ve hastane ortamında çalışma tecrübelerinden sonra yaptığım çalışmaların uygunluğu konusunda daha rahat fikir sahibi olabiliyorum. Bu alanda çalışan bütün araştırmacıların işin uygulama aşamasında bir doktor ile iş birliği yapmasını tavsiye ediyorum, çünkü sizin buluşunuzun klinik uygulamasını yapan kişiler onlar.

Dr. Visscher bazı araştırmalarını twitter hesabından da paylaşıyor

Son olarak, alanınızda çalışmak isteyen geleceğin araştırmacılarına verebileceğiniz bir tavsiye var mı?

Bence verilebilecek en iyi tavsiye şu: sevdiğiniz işi yapın. Biyomedikal bilim ve tıp alanlarında çalışmak benim düşünceme göre çok etkileyici. Devam etmem için beni motive eden şeyi yapıyorum. Ayrıca, yılmayın. PhD süreci pek çok olumsuzlukla karşılaşılan zor bir süreç (olumludan çok olumsuzluk var hatta)! Olumsuz/kötü hissediyorsanız, yardımcı olabilecek birisi ile konuşun ve bu durumun motivasyonunuzu düşürmesine izin vermeyin. Neden bu konuda/alanda çalışmayı seçtiğinizi düşünün ve sevdiğiniz işi yapmaya devam edin. Doku mühendisliği konularına ilgi duyuyorsanız temel bilgilerle başlanmasını tavsiye ediyorum. Konuya dair genel bir görüşe sahip olabilmek için başlangıç olarak inceleme makaleleri (review) okuyun. Daha sonra bu konuda ilginizin nereye doğru yöneleceğini keşfetmeye çalışın. Buradan başlayarak doku mühendisliğinde daha spesifik bir konuya geçiş yapabilirsiniz; benim örneğimde mesela kıkırdak doku mühendisliği, gibi.

Ayırdığınız zaman ve cevaplarınız için çok teşekkürler! Çalışmalarınızda başarılar!

Dr. Visscher;

ResearchGate profili, Google Scholar profili, VUmc profili

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: